Aynı sınıfta oturan öğrenciler neden aynı hızda öğrenmez ve öğretmen bu farklılıkla nasıl baş eder? Bu derste günümüz eğitim psikoloğunun neyle uğraştığını, eğitim psikolojisinin üç temel ilgi alanını, yani gelişim psikolojisini, öğrenme psikolojisini ve sınıf yönetimini, ve bu alanlardaki bilginin öğretmene sınıfta nasıl yol gösterdiğini örneklerle inceliyoruz.

Bu bölümde neler öğreneceksiniz?

  • Günümüz eğitim psikolojisinin hangi sorunlar üzerinde yoğunlaştığını açıklamayı
  • Gelişim psikolojisini tanımlamayı ve gelişim bilgisinin öğretmene sağladığı yararları açıklamayı
  • Öğrenme psikolojisi bilgisinin öğretme-öğrenme sürecine katkısını örneklerle açıklamayı
  • Önkoşul öğrenme ve tam öğrenme düşüncesini açıklamayı
  • Sınıf yönetimini tanımlamayı ve üç boyutunu sıralamayı
  • Pekiştirme ve sönme ilkelerinin sınıftaki davranış sorunlarına nasıl uygulanabileceğini açıklamayı

Bu bölümün özeti

Günümüz eğitim psikoloğu ne yapar?

Eğitim psikolojisi, öğretme-öğrenme sürecinin anlaşılması ve bu sürecin niteliğini artıracak yöntemlerin geliştirilmesiyle uğraşan bir disiplindir. Bu amaçla eğitim psikologları diğer bilim dallarından yararlanır, kendilerine özgü yeni bilgiler, ilkeler ve kuramlar da üretir. Bugün öğretme ve öğrenmeyle ilgili sorunlar bir yandan laboratuvarda test edilirken, anaokulundan üniversiteye kadar eğitimin gerçekleştiği bütün ortamlar da doğal bir laboratuvar gibi kullanılmaktadır.

Alanın önündeki önemli sorulardan biri, laboratuvarın denetimli koşullarında elde edilen bulguların gerçek sınıflardaki beklenmedik durumlarda da geçerli olup olmadığıdır. Bu nedenle öğrenmeyle ilgili laboratuvar bulgularının doğal ortamlarda da sınanması gerekir. Eğitim psikoloğu insanların nasıl öğrendiğiyle yakından ilgilenir, ancak bu sorunun yalnızca yarısıdır. Diğer yarısı insanlara nasıl öğretileceğidir ve eğitim psikoloğu her ikisiyle birlikte ilgilenmek zorundadır. Amaç, öğretme ve öğrenmede anlamlı bir fark yaratmaktır.

Üç temel ilgi alanı

Eğitim psikolojisinin ilgi alanı oldukça geniştir. Eğitim bireyi bütün yönleriyle geliştirmeyi hedeflediği için bireyin yetiştirilmesinden sorumlu olanların gelişim psikolojisinden yararlanması kaçınılmazdır. Öğretmenin okulda etkili öğretme ve öğrenme gerçekleştirebilmesi ise büyük ölçüde öğrenme psikolojisinden yararlanabilmesine bağlıdır. Ayrıca öğretmenin sınıfta öğrenmeye uygun bir atmosfer oluşturması sürecin etkililiğinde önemli bir rol oynadığı için sınıf yönetimi de eğitim psikolojisinin kapsamındadır. Eğitim psikolojisi bu alanların basit bir toplamı olmasa da gelişim ve öğrenme psikolojisi içinde özel bir yere sahiptir.

Gelişim psikolojisi ve öğrencilerin gelişim özellikleri

Gelişim psikolojisi, bireyin doğum öncesinden ölümüne kadar geçirdiği nicel ve nitel değişmeleri ve gelişmeleri inceleyen disiplindir. Nicel değişme boy ve kilo gibi ölçülebilir artışları, nitel değişme ise düşünme biçimindeki farklılaşma gibi yapısal değişimleri anlatır. Bireyin hangi dönemde hangi gelişim özelliklerine sahip olduğu, hangi bilişsel, sosyal ve psikolojik gelişim düzeyinde bulunduğu bu alanın konusudur. Evre kuramcıları olarak adlandırılan bilim insanları, bireyin belli görevleri olgunlaşma düzeyine bağlı olarak belli dönemlerde gerçekleştirebileceğini savunur.

Örneğin çocuğun soyut kavramların üstesinden gelebilmesi için soyut zekâ olgunluğuna erişmiş olması gerekir. Soyut zekâ, düşünürken ve yeni durumlara uyum sağlarken soyut kavram ve simgelerden başarıyla yararlanabilme yeteneğidir. Bu olgunluğa ulaşmamış bir çocuktan soyut konuları kavramasını beklemek doğru değildir. Bu durum, öğretim programları hazırlanırken öğrencilerin gelişim özelliklerine dikkat edilmesini zorunlu kılar. Öğrencisinin gelişim düzeyini bilen öğretmen, ona düzeyinin üzerindeki davranışları kazandırmaya çalışmak gibi gereksiz bir çabaya girmez. Somut düşünme döneminde olan bir öğrenciye karmaşık bir sorunu öğretirken, sorunu önce somut ve yalın bir biçimde açıklaması gerektiğini bilir.

Gelişim bilgisi, öğretmene sınıfta hangi eğitim yaşantılarını düzenleyeceği, öğretimi bireysel farklılıklara göre nasıl uyarlayacağı ve hangi yöntem ve teknikleri kullanacağı konusunda yol gösterir. Bunun yanında öğrencilerin sosyal, psikolojik, bedensel ve duyuşsal yönleriyle sağlıklı gelişmelerine yardımcı olmasını da kolaylaştırır.

Öğrenme psikolojisi ve öğretme-öğrenme süreçleri

Öğretme-öğrenme süreçleri, öğrenme psikolojisi alanında geliştirilen öğrenme kuramları, modelleri, yöntem ve teknikleriyle ilişkilidir. Öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini bilen öğretmen, farklı durumlarda farklı öğretim modellerini kolayca kullanabilir. Örneğin derse girer girmez doğrudan konuyu anlatmaya başlayan bir öğretmen, öğrencilerin dikkatinin önce öğretilecek konuya çekilmesi gerektiğini gözden kaçırıyor demektir. Gagne’nin öğretim durumlarında olduğu gibi derse görsel ya da sözel bir uyarıcıyla dikkat çekerek başlayan öğretmen, öğrencilerini güdüleyerek daha etkili bir öğretim gerçekleştirir.

Bir başka örnek, öğrencilerinin yaklaşık yarısının bir konuyu, birçok kez anlatılmasına rağmen öğrenemediğini fark eden genç bir matematik öğretmenidir. Öğretmen Bloom’un tam öğrenme modelini hatırlar: Bu modele göre bir dersteki önceki öğrenmeler, sonraki ünitelerin önkoşul davranışlarıdır ve öğrenci başarısının önemli bir bölümünü (yaklaşık yarısını) açıklar. Matematik gibi aşamalı derslerde bu ilişki daha da güçlüdür. Sorunun kaynağının önkoşul davranışlardaki eksiklik olduğunu anlayan öğretmen önce bu eksikleri giderir, sonra konuya geçer ve öğrencilerin konuyu kolayca öğrendiğini görür.

Sınıf yönetimi

Etkili öğretimin koşullarından biri sınıfta öğrenmeye uygun bir ortam oluşturmaktır. Sınıf yönetimi; öğrenmeye uygun ortam oluşturmak, öğrenme zamanını etkili kullanmak ve öğretimi engelleyen etmenleri gidermek için öğretmenin öğretim dışında yürüttüğü akademik olmayan etkinliklerdir. Bu beceriye sahip olmayan öğretmenler, özellikle mesleğin ilk yıllarında önemli güçlüklerle karşılaşabilir. Sınıf yönetiminde yetkin bir öğretmen zamanı daha iyi kullanır, disiplin sorunlarıyla daha kolay baş eder, öğrencileri öğrenmeye güdüler ve sağlıklı öğretmen-öğrenci ilişkileri kurar. Sınıf yönetiminin üç boyutu etkili liderlik, sınıf atmosferi ve disiplindir.

Kaynakta yer alan bir örnekte, derste sık sık arkadaşlarıyla konuşan bir öğrenci her seferinde azarlanır ve cezalandırılır, ancak olumsuz davranışları azalmak yerine artar. Öğrenme ilkelerini bilen bir öğretmen burada şunu fark eder: Bir davranışın ardından gelen pekiştireç o davranışın sıklığını artırır. Öğretmenin tepkisi, öğrencinin ilgi çekme gereksinimini karşıladığı için farkında olmadan bir pekiştireç işlevi görmektedir. Pekiştirilmeyen bir davranış ise giderek zayıflar ve söner. Bu yüzden öğretmen uygunsuz davranışı görmezden gelir, öğrencinin olumlu bir davranışını yakalayarak onu pekiştirir. Böylece söndürülen olumsuz davranışın yerine olumlu bir davranış yerleşir. Örnek, cezaya dayalı tepkiler yerine öğrenme ilkelerine dayalı, çağdaş bir disiplin anlayışının önemini gösterir.

Kısacası

Günümüz eğitim psikolojisi hem insanların nasıl öğrendiğiyle hem de onlara nasıl öğretileceğiyle ilgilenir. Gelişim psikolojisi öğretmene öğrencisinin hangi düzeyde olduğunu, öğrenme psikolojisi öğrenmeyi nasıl kolaylaştıracağını, sınıf yönetimi ise öğrenmeye uygun ortamı nasıl kuracağını gösterir. Bu üç alandaki bilgi, öğretmenin sınıftaki en güçlü aracıdır.

Anahtar kavramlar

  • Gelişim psikolojisi: Bireyin doğum öncesinden ölümüne kadar geçirdiği nicel ve nitel değişmeleri inceleyen disiplin.
  • Evre kuramcıları: Bireyin belli görevleri olgunlaşma düzeyine bağlı olarak belli dönemlerde gerçekleştirebileceğini savunan bilim insanları.
  • Soyut zekâ: Düşünürken ve yeni durumlara uyum sağlarken soyut kavram ve simgelerden başarıyla yararlanabilme yeteneği.
  • Öğrenme psikolojisi: Öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini ve hangi koşullarda kolaylaştığını inceleyen psikoloji dalı.
  • Önkoşul davranış: Yeni bir konunun öğrenilebilmesi için daha önce kazanılmış olması gereken davranış.
  • Sınıf yönetimi: Öğrenmeye uygun ortam oluşturmak için öğretmenin öğretim dışında yürüttüğü akademik olmayan etkinlikler.
  • Sınıf yönetiminin boyutları: Etkili liderlik, sınıf atmosferi ve disiplin.
  • Pekiştireç: Bir davranışın ardından gelerek o davranışın sıklığını artıran uyarıcı.

🌐 Tüm bölümler düzen içinde: https://ttinstituteacademy.com/tr/courses/egitim-bilimleri-101/
🔔 Yeni bölümleri kaçırmamak için abone olun: https://youtube.com/@ttinstituteacademy?sub_confirmation=1

Yararlanılan kaynaklar:
Can, G. (2008). Eğitimin psikolojik temelleri. M. Gültekin (Ed.), Eğitim Bilimine Giriş (3. Ünite) içinde. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.

📚 Akademik Kullanım Notu: Bu içerik, yayımlanmış bir ders kaynağından yararlanılarak hazırlanmış destekleyici bir öğrenme materyalidir; ders kitaplarının, ders notlarının ve öğretim üyenizin anlatımının yerine geçmez. Sınav ve değerlendirmelerde esas alınacak kaynak, dersinizin resmî öğretim programı ile öğretim üyeniz tarafından önerilen kaynaklardır. Anlatımdaki sadeleştirme ve yorumlar öğretici amaçlıdır; olası hata, eksiklik veya güncelliğini yitirmiş bilgilerden doğabilecek sonuçlardan TT Institute Academy sorumlu tutulamaz.

© TT Institute Academy – Tüm hakları saklıdır.