Bir öğretmen, öğrencisinin nasıl öğrendiğini bilmeden ona etkili biçimde öğretebilir mi? Bu derste eğitimin neden psikoloji biliminin bulgularına gereksinim duyduğunu, eğitimin bir bilim olarak gelişimine katkı veren düşünürleri, psikolojinin bağımsız bir bilim olmasıyla birlikte eğitim psikolojisinin nasıl doğduğunu ve bu alanın farklı bakış açılarından nasıl tanımlandığını inceliyoruz.

Bu bölümde neler öğreneceksiniz?

  • Eğitim ile psikoloji arasındaki ilişkiyi ve bu ilişkinin nedenini açıklamayı
  • Eğitimin bir bilim olarak gelişimine katkı veren başlıca düşünürleri ve görüşlerini tanımayı
  • Psikolojinin felsefeden ayrılmasının eğitim psikolojisinin doğuşundaki rolünü açıklamayı
  • Eğitim psikolojisinin gelişimine öncülük eden bilim insanlarını ve katkılarını sıralamayı
  • Tekrar ilkesi ve etki yasası kavramlarını açıklamayı
  • Eğitim psikolojisinin farklı bakış açılarından yapılan tanımlarını karşılaştırmayı

Bu bölümün özeti

Eğitim neden psikolojiye gereksinim duyar?

Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istendik değişiklikler oluşturma sürecidir. Psikoloji ise insan davranışlarını inceleyen bir bilim dalıdır. Bireyde istendik davranışlar oluşturmayı amaçlayan eğitim, bu amaca ulaşmak için en etkili öğretim stratejilerini ve yöntemlerini belirlemek zorundadır. Davranışların nedenleri ve nasıl oluştukları ise psikoloji biliminin bulgularında yatar. “Öğrenme nasıl gerçekleşir? Birey hangi koşullarda daha etkili öğrenir? Öğrenmeyi kolaylaştıran ya da zorlaştıran etmenler nelerdir?” gibi sorular, psikolojinin öğrenme psikolojisi adı verilen dalının yanıt aradığı sorulardır. Bu sorulara verilen yanıtlar, eğitimin psikolojik temellerini oluşturur.

İstendik davranış, eğitim yoluyla bireye kazandırılması amaçlanan ve toplumun benimsediği olumlu davranış demektir. Eğitimle gerçekleştirilecek değişikliklerin toplumun değerlerine uygun olması gerektiği için eğitim, davranışları planlı biçimde değiştirmeye yönelik yasaları, ilkeleri ve teknikleri bulmaya çalışan bir bilim dalı olarak gelişmek zorundadır. Eğitimin işlevlerini etkili biçimde yerine getirmesi de bu alandaki bilimsel araştırmalara bağlıdır.

Eğitimin bir bilim olarak gelişimi

Eğitimin geçmişi insanlık tarihi kadar eskidir, ancak bir bilim olarak gelişimi yenidir. Eski Yunan’da Sokrates, soru sorma yoluyla insanın kendi kendine bilgiye ulaşabileceğini savunmuştur. Platon ve Aristoteles ise zihin, duygu ve bedenin birlikte ve uyum içinde geliştirilmesi gerektiğini öne sürmüştür. Bu görüşler bugünkü eğitim anlayışıyla örtüşür. Psikoloji henüz felsefeden ayrılmadığı dönemlerde bile düşünürler eğitimle psikoloji arasında bağ kurmaya başlamış, eğitimin bireyi duyuşsal, sosyal, bedensel ve zihinsel yönleriyle bir bütün olarak geliştirmesi gerektiğine dikkat çekmişlerdir.

Türk düşünürlerinin de bu gelişime önemli katkıları vardır. Farabi, eğitimin sözel bilgi aktarmanın ötesinde ahlaki davranış kazandırması gerektiğini vurgulayarak eğitimin kişilik gelişimiyle ilişkisine dikkat çekmiştir. İbn-i Sina ise eğitimin sınıf ve statü farkı gözetmeden her çocuğa verilmesini, meslek kazandırmaya yönelik olmasını, çocukların yaşıtlarıyla birlikte eğitilmesini, öğretmenlerin çocukların yetenek ve ilgilerini tanıyarak öğretmesini, öğretimde deney, gözlem, araştırma ve araç gereçlerden yararlanılmasını ve baskıya dayanmayan bir eğitim yapılmasını savunmuştur.

Avrupa’da Rönesans sonrasındaki bilimsel gelişmeler eğitimi de etkilemiştir. 16. yüzyılda Erasmus eğitimde cezaya karşı çıkmış, 17. yüzyılda Ratke çağdaş öğretim yöntemleri üzerine görüşleriyle öne çıkmıştır. Yine 17. yüzyılda Çek eğitimci Comenius, eğitimde gözlem ve deneyimin, öğretimde bireysel farklılıkların önemine değinmiş ve öğretim programlarının çocukların gelişim özelliklerine göre düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Aynı yüzyılda Locke, çocuğun zihnini boş bir levhaya benzetmiş, ezberciliğe karşı çıkarak çocuklara çeşitli yaşantılar yoluyla yaşamlarında işe yarayacak bilgilerin kazandırılmasını savunmuştur.

18. yüzyılda Aydınlanma hareketiyle birlikte Rousseau, eğitimin çocukların gelişim dönemlerine ve bireysel özelliklerine göre düzenlenmesini; Pestalozzi ise yaparak ve yaşayarak öğrenmeyi savunmuştur. Herbart, öğretimde etkili yöntemler üzerinde durmuş ve eğitim ile psikolojinin kesişim noktası olan eğitim psikolojisi alanının ortaya çıkmasına yönelik ilk düşünceleri ortaya atmıştır.

Eğitim ve psikoloji nasıl buluştu?

Psikolojinin felsefeden ayrılarak bağımsız bir davranış bilimi hâline gelmesiyle eğitim ve psikoloji arasında daha sıkı bir iş birliği başlamıştır. Bir davranış değiştirme süreci olan eğitim; psikoloji, sosyoloji ve sosyal psikoloji gibi davranış bilimlerinden yararlanmaya başlamış, bunlar arasında eğitimi en çok etkileyen bilim psikoloji olmuştur. Psikolojinin insan davranışlarının gelişimi ve insanın öğrenmesiyle ilgilenmesi, iki alanı aynı noktada buluşturmuş ve bu etkileşimden eğitim psikolojisi adlı yeni bir disiplin doğmuştur. Başlangıçta psikolojinin bir uygulama alanı sayılan eğitim psikolojisi, gelişim psikolojisi ve öğrenme psikolojisiyle sıkı ilişkisini korurken giderek kendine özgü sorun alanları, araştırma yöntemleri, kuram ve ilkeleri olan ayrı bir bilim olma yönünde ilerlemektedir.

Eğitim psikolojisinin öncüleri

Yüzyılı aşkın geçmişe sahip eğitim psikolojisinin gelişiminde birçok bilim insanının katkısı vardır. Alman psikolog Wilhelm Wundt, kendi laboratuvarında psikolojiyle ilgili ilk deneysel çalışmaları başlatarak psikolojinin bir bilim olarak gelişmesine öncülük etmiştir. William James, eğitim araştırmalarının doğal ortamlarda yapılması gerektiğini savunmuş ve psikolojinin bulgularını eğitime uygulayan çalışmalarıyla dikkat çekmiştir. Galton’un 1882’de kurduğu ilk test merkezi ve Stanley Hall’un öğrencilerin zihinsel, duygusal, fiziksel ve sosyal yönlerinin birlikte incelenmesi gerektiğine ilişkin görüşleri, bireysel farklılıkları ölçerek eğitim sorunlarını daha nesnel yollarla incelemeye yönelik ilk çabalar arasındadır.

Eğitim psikolojisinin kurucusu kabul edilen Edward L. Thorndike, laboratuvarda hayvanlar üzerinde yaptığı araştırmaların bulgularının insanlar için de geçerli olduğunu savunmuştur. Thorndike özellikle iki ilkeyle tanınır. Tekrar ilkesi, tekrarlanan bir davranışın güçleneceğini belirtir. Etki yasası ise organizmanın yaptığı bir davranıştan hoşnut kalması durumunda o davranışı ileride tekrarlama olasılığının artacağını söyler. Thorndike ayrıca zekâ, güdülenme (motivasyon) ve ilgi gibi konulardaki çalışmaları ve öğrenme ürünlerinin ölçülmesine yönelik çalışmalarıyla kendinden sonraki öğrenme kuramcılarına öncülük etmiştir.

Eğitim psikolojisi nasıl tanımlanır?

Eğitim, formal ya da informal olsun, insan davranışlarıyla ilgili olduğu için bir davranış bilimi olan psikolojiyle yakından ilişkilidir. Henüz gelişimini sürdüren eğitim psikolojisi farklı biçimlerde tanımlanır. Kimi psikologlara göre eğitim psikolojisi psikolojinin alt dallarından biridir. Kimilerine göre ayrı bir disiplin değildir, yalnızca psikoloji bulgularının sınıftaki öğretme-öğrenme etkinliklerine uygulanmasıdır. Kimileri onu gelişim psikolojisi ile öğrenme psikolojisinin toplamı olarak görür; nitekim bu başlıkla yazılan kitapların çoğu konuyu böyle ele alır. Kimileri ise eğitim psikolojisinin kendine özgü kuramları, sorun alanları, araştırma yöntemleri ve teknikleri olan ayrı bir disiplin olduğunu savunur.

Bu son bakış açısına göre eğitim psikolojisi, insanların gelişim özelliklerini ve öğrenme ilkelerini inceleyerek eğitim ortamlarını etkili biçimde düzenlemeyi ve öğretme yoluyla öğrenmeyi verimli biçimde gerçekleştirmeyi amaç edinen uygulamalı bir bilim dalıdır. Alandaki son gelişmeler de eğitim psikolojisinin kendine özgü kuramları, ilkeleri, yöntemleri ve sorun alanları olan bağımsız bir disiplin olma yönünde ilerlediğini göstermektedir. Bununla birlikte alanın sınırları konusunda henüz tam bir görüş birliği yoktur ve eğitim psikolojisi gelişim ile öğrenme psikolojisinden geniş ölçüde yararlanmayı sürdürmektedir.

Kısacası

Eğitim, istendik davranış değişikliği oluşturmayı amaçladığı için davranışları inceleyen psikolojiye gereksinim duyar. Sokrates’ten Herbart’a uzanan düşünürler eğitimin bilimsel temellerini hazırlamış, psikolojinin bağımsız bir bilim olmasıyla eğitim psikolojisi doğmuştur. Kurucusu kabul edilen Thorndike’tan bu yana gelişen alan, bugün öğretme ve öğrenmeyi verimli kılmayı amaçlayan uygulamalı bir bilim dalı olarak tanımlanmaktadır.

Anahtar kavramlar

  • Psikoloji: İnsan davranışlarını inceleyen bilim dalı.
  • İstendik davranış: Eğitim yoluyla bireye kazandırılması amaçlanan, toplumun benimsediği olumlu davranış.
  • Öğretme-öğrenme süreci: Bilişsel, duyuşsal ve devinimsel özelliklerin kazanılması ve öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinliklerin düzenlenmesi süreci.
  • Eğitim psikolojisi: Gelişim özelliklerini ve öğrenme ilkelerini inceleyerek öğretme yoluyla öğrenmeyi verimli kılmayı amaçlayan uygulamalı bilim dalı.
  • Tekrar ilkesi: Tekrarlanan bir davranışın güçleneceğini belirten ilke.
  • Etki yasası: Organizmanın hoşnut kaldığı bir davranışı ileride tekrarlama olasılığının arttığını belirten ilke.
  • Herbart: Eğitim psikolojisinin ortaya çıkmasına yönelik ilk düşünceleri ortaya atan düşünür.
  • Thorndike: Eğitim psikolojisinin kurucusu kabul edilen bilim insanı.

🌐 Tüm bölümler düzen içinde: https://ttinstituteacademy.com/tr/courses/egitim-bilimleri-101/
🔔 Yeni bölümleri kaçırmamak için abone olun: https://youtube.com/@ttinstituteacademy?sub_confirmation=1

Yararlanılan kaynaklar:
Can, G. (2008). Eğitimin psikolojik temelleri. M. Gültekin (Ed.), Eğitim Bilimine Giriş (3. Ünite) içinde. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.

📚 Akademik Kullanım Notu: Bu içerik, yayımlanmış bir ders kaynağından yararlanılarak hazırlanmış destekleyici bir öğrenme materyalidir; ders kitaplarının, ders notlarının ve öğretim üyenizin anlatımının yerine geçmez. Sınav ve değerlendirmelerde esas alınacak kaynak, dersinizin resmî öğretim programı ile öğretim üyeniz tarafından önerilen kaynaklardır. Anlatımdaki sadeleştirme ve yorumlar öğretici amaçlıdır; olası hata, eksiklik veya güncelliğini yitirmiş bilgilerden doğabilecek sonuçlardan TT Institute Academy sorumlu tutulamaz.

© TT Institute Academy – Tüm hakları saklıdır.