Bir öğretmen adayının eğitimi, pek çok meslekten farklı olarak üç bileşenden oluşur; çünkü öğretmen yalnızca kendi alanını değil, o alanı nasıl öğreteceğini de bilmek zorundadır. On birinci üniteyi tamamladığımız bu derste öğretmen eğitimi programlarının içerik yapısını, program modellerini, süre, düzey, giriş koşulları ve yeterlik belirleme yönünden dünyadaki eğilimleri ve Türkiye’de okulöncesi, sınıf ve alan öğretmenlerinin yetiştirilmesinin tarihsel gelişimini inceliyoruz.
Dönem notu: Bu bölümde anlatılan program yapıları, süreler ve atama koşulları kaynağın yayımlandığı 2008 yılındaki durumu yansıtır. Öğretmen eğitimi programları ve öğretmenliğe atama koşulları sonraki yıllarda yapılan düzenlemelerle değişmiştir; güncel durum için Yükseköğretim Kurulunun ve Milli Eğitim Bakanlığının resmî kaynaklarına başvurulmalıdır.
Bu bölümde neler öğreneceksiniz?
- Öğretmen eğitimi programlarının üç içerik alanını ve bu alanların ağırlıklarını açıklamayı
- Eşzamanlı ve ardışık program modellerini karşılaştırmayı
- Öğretmen eğitiminin süre, düzey, giriş koşulları ve yeterlik belirleme yönünden dünyadaki eğilimlerini açıklamayı
- Türkiye’de okulöncesi, sınıf ve alan öğretmenlerinin yetiştirilmesinin tarihsel gelişimini özetlemeyi
- Eğitmen kursları, köy enstitüleri ve yüksek öğretmen okulları gibi modellerin temel özelliklerini açıklamayı
- Öğretmen eğitimindeki genel eğilimleri ve Türkiye’deki yapısal düzenlemeleri değerlendirmeyi
Bu bölümün özeti
Öğretmen eğitiminin üç içerik alanı
Özel uzmanlık gerektiren bütün meslekler için alan bilgisi ve genel kültür bilgisinden oluşan iki boyutlu bir içerik geçerlidir. Öğretmenlikte bunlara üçüncü bir boyut eklenir: Öğretmene neyi, kime, niçin, nerede ve nasıl öğreteceğinin bilgi ve becerisini kazandıran öğretmenlik meslek bilgisi. Böylece öğretmen eğitimi programları genel kültür, alan bilgisi ve öğretmenlik meslek bilgisi derslerinden oluşur.
Bu alanların programdaki ağırlığı ülkeye, öğretmenlik alanına ve program modeline göre değişir. Yaygın kabul gören dağılımda derslerin yaklaşık yüzde 10–15’i genel kültüre, yüzde 60–65’i alan bilgisine, yüzde 20–30’u öğretmenlik meslek bilgisine ayrılır. Dört yıllık programlar için yüzde 12,5 genel kültür, yüzde 62,5 alan bilgisi ve yüzde 25 öğretmenlik meslek bilgisi biçiminde standart bir dağılım önerenler de vardır. Genel ilke şudur: Alan bilgisinin payı yüzde 60’ın, öğretmenlik meslek bilgisinin payı yüzde 20’nin altına düşmemelidir.
1970’li yıllardan itibaren pek çok Avrupa ülkesi, özellikle öğretmenlik meslek bilgisi öğreniminin süresini ve içeriğini yeniden düzenleyerek bu alanın ağırlığını artırdı. Türkiye’de de 1998’de “Öğretmen Yetiştiren Kurumların Programlarının Yeniden Yapılandırılması” ile eğitim fakültelerindeki bütün öğretmen eğitimi programlarında aynı öğretmenlik meslek bilgisi derslerinin yer alması öngörüldü. Genel öğretim bilgisinin yanında özel öğretim bilgisine de önem verildi, okullardaki öğretmenlik uygulaması derslerinin saatleri artırıldı ve ortaöğretim alan öğretmenliği için en az üç yarıyıllık bir öğretmenlik meslek bilgisi öğrenimi zorunlu hâle getirildi.
Program modelleri: eşzamanlı ve ardışık
Üç içerik alanının öğretmen adaylarına hangi zamanda ve hangi kurumda verildiğine göre iki yaygın model vardır:
- Eşzamanlı model (kaynaşık ya da paralel model): Genel kültür, alan bilgisi ve öğretmenlik meslek bilgisi dersleri eğitim süresi boyunca dönemlere ya da yıllara dağıtılarak birlikte verilir. Kimi uygulamalarda aday alan derslerini ve meslek derslerini farklı kurumlardan, ama aynı zaman diliminde alır.
- Ardışık model: Aday önce bir fakültede alan öğrenimini tamamlar, ardından öğretmen eğitimi veren bir kurumda öğretmenlik meslek bilgisi derslerini alır ve programın sonunda öğretmenlik belgesi edinir.
Pek çok ülkede okulöncesi ve sınıf öğretmenliğinde eşzamanlı model, alan öğretmenliğinde ise her iki model uygulanır. Kaynağın yayımlandığı dönemde Türkiye’de eğitim fakültelerindeki ilköğretim öğretmenliği programlarında ve mesleki ve teknik eğitim fakültelerinde eşzamanlı model; 1998-1999 öğretim yılından itibaren ortaöğretim alan öğretmenliğinde ise tezsiz yüksek lisans programıyla (4+1,5) ardışık model uygulanıyordu.
Süre ve düzey
Bilişim ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, hem eğitim programlarının hem de öğretmenlerin hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerinin geliştirilmesini zorunlu kıldı. 1970’li yıllardan itibaren pek çok ülkede öğretmen eğitimi ortaöğretim düzeyinden yükseköğretim düzeyine çıkarıldı, üniversitelere verildi ve süresi uzatıldı; Fransa ve Finlandiya bu yönde düzenleme yapan ülkelere örnektir. Türkiye’de de sınıf öğretmenlerinin eğitimi 1974’te yükseköğretim düzeyine çıkarıldı, öğretmen eğitimi 1982’de üniversitelere verildi, 1989’da bütün öğretmenlik alanlarında eğitim süresi dört yıla çıkarıldı; 1998-1999 öğretim yılından itibaren de ortaöğretim alan öğretmenliğinin süresi beş-beş buçuk yıl, düzeyi yüksek lisans olarak belirlendi.
Giriş koşulları ve mesleğe atanma
Öğretmen eğitiminin niteliği, programların ve öğretim elemanlarının yanında programlara giren öğrencilerin bilişsel ve duyuşsal özelliklerine de bağlıdır. Bu nedenle hemen bütün ülkeler bir seçme yaklaşımı uygular. Avrupa Birliği ülkelerinde öğretmen eğitimine de temel olan yükseköğretime giriş koşulları üç grupta toplanır:
- Yükseköğretim olgunluk diploması (örneğin Almanya, Fransa ve İngiltere)
- Merkezi ya da kurumsal düzeyde yapılan yükseköğretime giriş sınavı (örneğin Yunanistan, İspanya ve Portekiz)
- Amaçlanan programa uygun bir ortaöğretim programını belirli bir başarıyla bitirmek ve kurumun koyduğu özel koşullar (yabancı dil, yetenek, uygunluk sınavı gibi)
Türkiye’de öğrenciler öğretmenlik programlarına merkezi üniversite giriş sınavındaki puanlarına ve tercihlerine göre yerleştirilir. Mezunların mesleğe atanmasında da farklı yollar vardır: Kimi ülkelerde adaylar bir sınavla atanır, kimilerinde doğrudan alanlarına uygun bir okulda görevlendirilir. Kaynağın yayımlandığı dönemde Türkiye’de atanabilmek için merkezi seçme sınavından yeterli puan almak gerekiyordu. Hemen bütün ülkelerde mesleğe yeni başlayan öğretmenler için bir-iki yıllık bir stajyerlik (adaylık) dönemi bulunur.
Standart geliştirme ve yeterlik belirleme
Niteliği güvenceye almanın önemli yollarından biri, öğretmen eğitimi programları için standartlar geliştirmek ve öğretmenlerin sahip olması gereken yeterlikleri belirlemektir. Almanya’da mesleğe giriş koşulu olan iki aşamalı Devlet Sınavı adayların alan ve meslek bilgisi yeterliklerini sorgular; İngiltere’de program standartları ve öğretmen yeterlikleri belirlenerek akreditasyon (programların belirlenmiş standartlara göre değerlendirilip onaylanması) uygulaması başlatılmıştır. Türkiye’de de Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu öğretmen yeterliklerini ve bunların göstergelerini belirlemeye yönelik kapsamlı çalışmalar yapmıştır.
Türkiye’de öğretmen eğitiminin gelişimi
Öğretmen eğitimi girişimleri Tanzimat Dönemi’nde (1839–1876) başladı; 1848’de erkek, 1870’te kız öğretmen okulu açıldı. Ancak bu okullar ülke geneline yaygınlaştırılamadığı için öğretmen gereksinimi karşılanamadı. Cumhuriyet, eğitimi kalkınma ve çağdaşlaşmanın temel aracı olarak gördü ve öğretmen yetiştirmeye özel önem verdi.
Okulöncesi öğretmenleri: Cumhuriyetin ilk yıllarında kısa ömürlü bir Ana Muallim Mektebi açıldı. Uzun yıllar boyunca en etkili kurum, Ankara’daki Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu bünyesinde açılan ve sonradan Çocuk Gelişimi ve Eğitimi adını alan bölüm oldu. Bir dönem kız enstitülerindeki çocuk gelişimi bölümleri de bu alana öğretmen yetiştirdi; ancak 1973’te bütün öğretmenlere yükseköğrenim zorunluluğu getirilince bu görev sona erdi. 1982’den sonra eğitim yüksekokulları ve ilgili fakülte bölümleri, 1990’lı yıllardan itibaren de eğitim fakülteleri bu görevi üstlendi; 1998-1999 öğretim yılından itibaren okulöncesi öğretmenliği, eğitim fakültelerinin ilköğretim bölümü içinde ayrı bir anabilim dalı oldu.
Sınıf öğretmenleri: 1923–1954 arasında şehir ve kasaba ilkokulları için ilköğretmen okulları, köy ilkokulları için ise ayrı modeller uygulandı. İlk deneme olan köy öğretmen okulları kısa ömürlü oldu. İkinci deneme olan eğitmen kurslarında, okuma-yazma bilen ve askerliğini yapmış köy gençleri birkaç aylık bir eğitimle, kendi köylerindeki ya da yakın köylerdeki üç yıllık okullara eğitmen olarak yetiştirildi; eğitmenler köyün eğitim ve sosyal etkinliklerini de üstlendi. Bu kursların başarısı, 1940’ta kabul edilen yasayla köy enstitülerinin kurulmasını sağladı. Köy enstitüleri, ilkokulu bitirmiş başarılı köy çocuklarını beş yıllık bir eğitimle hem çocukları okutacak hem de köylüleri eğitecek öğretmenler olarak yetiştirmeyi amaçlıyordu; programlarında öğretmenlik derslerinin yanında tarım, sağlık, yapı, el işleri, sanat ve teknik konular da yer alıyordu. Türkiye’ye özgü bu model 1954’te yapılan yasal düzenlemeyle sona erdi ve enstitüler ilköğretmen okullarına dönüştürüldü. Böylece ilköğretmen okulları sınıf öğretmeni yetiştiren tek kurum oldu. 1974’ten sonra bu görev iki yıllık eğitim enstitülerine, 1982’den sonra üniversitelere bağlı eğitim yüksekokullarına geçti; eğitim yüksekokullarının süresi 1989-1990’da dört yıla çıkarıldı ve 1992’den itibaren sınıf öğretmenliği eğitimi eğitim fakültelerinde verilmeye başlandı.
Alan öğretmenleri: Ortaokullara (sonra ilköğretimin ikinci kademesine) alan öğretmeni yetiştiren kurumların ilki, Konya’da açılıp kısa süre sonra Ankara’ya taşınan ve Gazi Eğitim Enstitüsü adını alan okuldur. Ortaokulların sayısı arttıkça Balıkesir, İstanbul ve İzmir’de de eğitim enstitüleri açıldı; 1978-1979’da enstitülerin bir kısmı kapatıldı, kalanların süresi dört yıla çıkarılarak adları yüksek öğretmen okulu oldu. Liselere alan öğretmeni yetiştiren yüksek öğretmen okulları iki gruptu. Akademik yüksek öğretmen okullarında (İstanbul, Ankara, İzmir) parasız yatılı öğrenciler alan derslerini üniversitedeki fakültelerde, öğretmenlik meslek derslerini kendi okullarında alıyordu; bu okullar uzun yıllar nitelikli alan öğretmeni yetiştirdi, öğrenci kaynakları olan ilköğretmen okullarının öğretmen yetiştirme görevi sona erince de 1970’lerin sonunda kapatılmaya başlandı. Mesleki ve teknik yüksek öğretmen okulları (Kız Teknik, Erkek Teknik, Ticaret ve Turizm, Kız ve Erkek Sanat, Endüstriyel Sanatlar) ise meslek liselerine atölye ve meslek dersleri öğretmeni yetiştiriyor ve eşzamanlı modeli uyguluyordu. 1982’de bu kurumların tümü üniversitelere bağlanarak eğitim fakültesi, teknik eğitim fakültesi ya da mesleki eğitim fakültesi gibi adlar aldı.
1997’deki yeniden yapılanmada eğitim fakülteleri bölümler altında yeniden düzenlendi: Okulöncesi, sınıf, ilköğretim matematik, fen bilgisi ve sosyal bilgiler öğretmenliği ilköğretim bölümünde toplandı. Ortaöğretim alan öğretmenliği beş yıla çıkarıldı (üç buçuk yıl alan bilgisi, bir buçuk yıl öğretmenlik meslek bilgisi) ve fen-edebiyat fakültesi mezunları için üç yarıyıllık Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans Programı açıldı.
Genel değerlendirme
Kaynak, dünyadaki gelişmelerin ortak eğilimlerini şöyle özetler:
- Öğretmen eğitimi yükseköğretim düzeyine alınmış, süresi uzatılmış ve eğitim-öğretim ve araştırma özerkliği olan üniversitelere verilmiştir.
- Okulöncesi ve ilköğretim öğretmenliğinde eşzamanlı, ortaöğretim alan öğretmenliğinde ardışık model yaygındır; her iki modelde de öğretmenlik meslek bilgisinin ağırlığı artırılmıştır.
- Alan öğretmenliğinde eğitimin lisansüstü düzeye çıkarılması yönündeki çabalar artmaktadır.
- Mesleğe girişte seçme uygulaması yaygınlaşmaktadır.
- Standart geliştirme ve akreditasyon çalışmalarına giderek daha fazla önem verilmektedir.
Türkiye’deki yapısal düzenlemeler de bu eğilimlerle aynı doğrultuda gerçekleşmiştir. Bu düzenlemelerde ekonomik ve toplumsal gelişmeler, bilim ve teknolojideki ilerlemeler ve başka ülkelerdeki uygulamalar dikkate alınmıştır. Kaynak, eğitim fakültelerine nitelikli öğrenci girişi, öğretim elemanı ve donanım olanakları ile öğretmenlerin ekonomik ve sosyal koşullarını, öğretmen eğitiminde niteliğin artırılması için üzerinde durulması gereken alanlar olarak belirtir.
Kısacası
Öğretmen eğitimi genel kültür, alan bilgisi ve öğretmenlik meslek bilgisinden oluşur; bu alanlar ya eşzamanlı olarak birlikte ya da ardışık olarak alan öğreniminden sonra verilir. Dünyada öğretmen eğitimi üniversitelere taşınmış, süresi uzamış, mesleğe girişte seçme ve yeterlik standartları önem kazanmıştır. Türkiye’de ise Tanzimat’taki ilk öğretmen okullarından eğitmen kurslarına, köy enstitülerinden yüksek öğretmen okullarına ve eğitim fakültelerine uzanan zengin bir birikim oluşmuş; 1982’de öğretmen eğitimi üniversitelere verilmiş, 1997’deki yeniden yapılanmayla da öğretmenlik meslek bilgisinin ve okul uygulamasının ağırlığı artırılmıştır.
Anahtar kavramlar
- Öğretmen eğitimi: Öğretmen adaylarına mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve yeterlikleri kazandıran hizmet öncesi eğitim.
- Eşzamanlı model: Genel kültür, alan ve öğretmenlik meslek bilgisi derslerinin eğitim süresince birlikte verildiği model; kaynaşık ya da paralel model de denir.
- Ardışık model: Önce alan öğreniminin tamamlandığı, ardından öğretmenlik meslek bilgisi derslerinin alındığı model.
- Tezsiz yüksek lisans (4+1,5): Alan öğrenimini bitirenlere öğretmenlik meslek bilgisi kazandıran üç yarıyıllık program.
- Akreditasyon: Öğretmen eğitimi programlarının belirlenmiş standartlara göre değerlendirilip onaylanması.
- Öğretmen yeterlikleri: Öğretmenin mesleğini etkili biçimde yapabilmesi için sahip olması gereken bilgi, beceri ve tutumlar.
- Stajyerlik (adaylık) dönemi: Mesleğe yeni başlayan öğretmenin asil öğretmen olmadan önce geçirdiği bir-iki yıllık dönem.
- Eğitmen kursları: Köy gençlerini kısa süreli bir eğitimle köy okullarına eğitmen olarak yetiştiren uygulama.
- Köy Enstitüsü: İlkokulu bitirmiş köy çocuklarını beş yıllık bir eğitimle köy öğretmeni olarak yetiştiren, Türkiye’ye özgü kurum.
- İlköğretmen okulu: 1974’e kadar sınıf öğretmeni yetiştiren ortaöğretim düzeyindeki okul.
- Yüksek öğretmen okulu: 1982’ye kadar liselere alan öğretmeni yetiştiren kurum.
- Eğitim fakültesi: 1982’den itibaren üniversitelere bağlı olarak öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumu.
🌐 Tüm bölümler düzen içinde: https://ttinstituteacademy.com/tr/courses/egitim-bilimleri-101/
🔔 Yeni bölümleri kaçırmamak için abone olun: https://youtube.com/@ttinstituteacademy?sub_confirmation=1
Yararlanılan kaynaklar:
Sağlam, M. (2008). Öğretmen eğitimi. M. Gültekin (Ed.), Eğitim Bilimine Giriş (11. Ünite) içinde. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.
📚 Akademik Kullanım Notu: Bu içerik, yayımlanmış bir ders kaynağından yararlanılarak hazırlanmış destekleyici bir öğrenme materyalidir; ders kitaplarının, ders notlarının ve öğretim üyenizin anlatımının yerine geçmez. Sınav ve değerlendirmelerde esas alınacak kaynak, dersinizin resmî öğretim programı ile öğretim üyeniz tarafından önerilen kaynaklardır. Anlatımdaki sadeleştirme ve yorumlar öğretici amaçlıdır; olası hata, eksiklik veya güncelliğini yitirmiş bilgilerden doğabilecek sonuçlardan TT Institute Academy sorumlu tutulamaz. Yasa ve kurumlarla ilgili bilgiler kaynağın yayımlandığı dönemdeki haliyle aktarılmıştır; güncel metinler için resmî kaynaklara başvurulmalıdır.
© TT Institute Academy – Tüm hakları saklıdır.
