Bir insanı yalnızca okul mu yetiştirir? Bu derste toplumsal kurum kavramını ve eğitimin aile, din, ekonomi ve politika gibi diğer toplumsal kurumlarla karşılıklı ilişkisini inceliyoruz. Ailenin özelliklerini ve görevlerini, eğitimin ekonomiye katkılarını ve eğitim sisteminin iki politik işlevini günlük yaşamdan örneklerle ele alıyoruz.

Bu bölümde neler öğreneceksiniz?

  • Toplumsal kurum kavramını ve başlıca toplumsal kurumları tanımlamayı
  • Ailenin özelliklerini ve toplum yaşamındaki görevlerini sıralamayı
  • Din ve eğitim arasındaki ilişkinin tarihsel gelişimini açıklamayı
  • Eğitim ile ekonomi arasındaki ilişkiyi ve eğitimin ekonomiye katkılarını açıklamayı
  • Eğitim ile politika arasındaki iki yönlü ilişkiyi ve eğitimin iki politik işlevini açıklamayı

Bu bölümün özeti

Toplumsal kurum nedir?

Belirli ortak amaçlar ve çıkarlar çevresinde ortaya çıkıp gelişen, örgütlü ve düzenli toplumsal etkileşim biçimlerine toplumsal kurum denir. Aile, ekonomi, din, politika ve eğitim bu kurumların başında gelir. İçinde yaşadığımız toplumsal yapı bu kurumlardan oluşur. Kurumlar arasındaki uyum büyük ölçüde toplumun uyumu anlamına geldiği için aralarındaki etkileşim önemlidir. Eğitim de diğer kurumları etkiler ve onlardan etkilenir.

Aile ve eğitim

Aile, bütün toplumsal kurumlar içinde en temel ve en eski kurumlardan biridir ve bireyin dünyaya geldiği andan itibaren içinde bulunduğu ilk eğitim ortamıdır. Aile, evlilik ve kan bağına dayanan, eşler, çocuklar ve kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birliktir. Toplumdan topluma farklılık gösterse de her toplumda var olan evrensel bir sosyal gruptur.

Aile, insan ilişkilerinin sergilendiği bir sahne gibidir. Birey anlaşma, uzlaşma, bağlılık ve iş birliği gibi olumlu özellikleri de, anlaşmazlık ve çatışma gibi olumsuz özellikleri de ilk kez ailede yaşayarak ve gözleyerek öğrenir. Ailenin başlıca özellikleri şunlardır: bireyin sosyalleşmesi ve kişilik gelişimi için temel bir ortam sağlar, toplumun küçük bir örneğidir, sevgi gereksinimini karşılar ve duygusal bir temele dayanır, kendi içinde uyulması gereken kurallar vardır.

Ailenin toplum yaşamındaki görevleri şöyle sıralanır: neslin devamını sağlamak (biyolojik görev), aile içinde iş bölümünü gerçekleştirmek (ekonomik görev), üyelerini maddi ve manevi zararlardan korumak (koruyuculuk), sevgi, saygı, dayanışma ve hoşgörü ortamı oluşturmak (psikolojik görev), boş zamanları birlikte değerlendirmek, üyelerine dinî bilgiler vermek, ailenin statüsünü bütün üyeleriyle paylaşmak ve çocuğa yaşamla ilgili bilgiler verip okulda öğrendiklerini pekiştirmek (eğitim görevi).

Birey aile ortamında anne ve babasını model alarak öğrenir. Toplum, ailelerin oluşturduğu bağlarla sağlamlaşır; bu bağlar ne kadar güçlüyse toplum da o kadar sağlam olur. Örneğin akşam yemeklerinde her bireyin söz alabildiği, düşüncelerin saygıyla dinlendiği ve kararların birlikte alındığı bir ailede birey; başkalarının görüşüne saygı duymayı, eleştiri yapabilmeyi ve karar vermeyi öğrenir. Okula başlayana kadar gelenek ve görenekler büyük ölçüde ailede öğrenilir ve ailedeki koşulların okul başarısını olumlu etkilediğini gösteren çok sayıda araştırma vardır.

Din ve eğitim

Din, insanın kutsal saydığı gerçeklerle ilişkisini düzenleyen kurallar bütünüdür. Getirdiği kurallar, değerler ve ilkelerle toplum yaşamındaki düzensizlikleri azaltmaya, davranış kalıpları oluşturarak bireyi kaygı ve gerginlikten uzaklaştırmaya çalışır. Sosyolojik açıdan dinin toplumdaki görevleri şöyle sıralanır: bireyin kurallara uyarak öz denetimini sağlamasına yardım etmek, bireyler arasında birlik ve dayanışma sağlamak, gelenekleri sürdürerek toplumun mirasını korumak ve gelecek kuşaklara aktarmak, bireylere güven duygusu vermek.

Din ve eğitim ilişkisi tarih içinde değişmiştir. İlk toplumlarda din ve eğitim iç içedir; törenler ve dualar öğretimin önemli bir bölümünü oluşturur. Osmanlı Devleti’nde din ve devlet işleri birlikte yürütüldüğü için eğitim kurumları da dinin etkisi altındaydı. Batılılaşma ve orduda yenileşme hareketleriyle ilk laik okullar açılmış, eğitimin dinden köklü biçimde ayrılması ise 3 Mart 1924 tarihli Öğretim Birliği Yasası (Tevhid-i Tedrisat) ile gerçekleşmiştir.

Ekonomi ve eğitim

Ekonomi, insanların yaşayabilmek için üretme ve ürettiklerini bölüşme biçimleri ile bu etkinliklerden doğan ilişkilerin bütünüdür. Eğitim sistemi, ekonominin gereksinim duyduğu nitelikte insan gücünü yetiştirir ve iş gücünü oluşturacak bireyleri var olan ekonomik sistemle uyumlu değerlerle donatır. Eğitim kurumları bireyleri yaşama hazırlarken onlara meslek kazandırmak üzere diploma da verir. Kalkınmanın gereksinim duyduğu teknisyenler, uzmanlar ve bilim insanları eğitim yoluyla yetişir.

Eğitimin ekonomiye katkıları şöyle sıralanabilir: etkin bir demokrasinin işleyişine olanak sağlar, piyasalara uyumu kolaylaştırır, suç oranlarının ve bunlara bağlı giderlerin azalmasına katkı yapar, sivil toplum kuruluşları yoluyla toplumsal hizmetlerde bilinç kazandırır, çocukların okulda olması sayesinde anne babaların iş gücüne katılmasını kolaylaştırır, gelir artışını sürdürülebilir kılar, üretimin temelini oluşturan bilgi ve yeniliği sağlar ve talep yaratır. Fiziksel kaynakları kullanmak için nitelikli insan kaynağı gerekir; bu yüzden eğitime yapılan yatırım insana ve ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır. Eğitim ile ekonomi arasındaki ilişki, Ünite 6’da ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

Politika ve eğitim

Siyasi partiler, hükümet ve devlet, eğitimi etkileyen başlıca siyasal kurumlardır ve eğitimin gelişmesini ve değişmesini en çok etkileyen kurumlar arasındadır. Eğitim ile politika arasındaki ilişki iki yönlüdür: bir ülkenin politik işleyişi eğitim sistemini etkiler, eğitim sisteminde yetişen bireyler de yönetim biçimlerinin belirlenmesinde etkili olur.

Eğitim sisteminin iki politik işlevinden söz edilir. Birincisi, var olan politik sistemi korumaktır. Eğitim kurumları, dersler ve etkinlikler yoluyla bireyleri ortak değerlere, anayasal düzene ve millî bütünlüğe katkıda bulunan vatandaşlar olarak yetiştirir. Türkiye’de bu işlev, Türk Millî Eğitiminin genel amaçları doğrultusunda yürütülür. İkincisi, politik önder yetiştirmektir. Okullar ve yükseköğretim kurumları, ayrıca siyasal partiler ve gönüllü kuruluşlar, toplumu yönetecek önderlerin yetişmesine katkıda bulunur. Eğitim ve politika ilişkisi Ünite 5’te ayrıntılı olarak ele alınacaktır.

Kısacası

Eğitim, aile, din, ekonomi ve politika gibi toplumsal kurumlarla sürekli etkileşim içindedir. Aile ilk eğitim ortamıdır; ekonomi eğitimden nitelikli insan gücü bekler; politika eğitimi biçimlendirirken eğitimle yetişen bireyler de yönetimi biçimlendirir. Kurumlar arasındaki bu uyum, toplumun uyumu demektir.

Anahtar kavramlar

  • Toplumsal kurum: Ortak amaçlar ve çıkarlar çevresinde ortaya çıkan, örgütlü ve düzenli toplumsal etkileşim biçimleri.
  • Aile: Evlilik ve kan bağına dayanan, toplum içindeki en küçük birlik; ilk eğitim ortamı.
  • Ailenin görevleri: Biyolojik, ekonomik, koruyucu, psikolojik, boş zamanı değerlendirme, dinî, statü sağlama ve eğitim görevleri.
  • Din: İnsanın kutsal saydığı gerçeklerle ilişkisini düzenleyen kurallar bütünü.
  • Öğretim Birliği Yasası (Tevhid-i Tedrisat): 3 Mart 1924’te çıkarılan ve bütün öğretim kurumlarını tek çatı altında birleştiren yasa.
  • Ekonomi: Üretme ve ürettiklerini bölüşme biçimleri ile bu etkinliklerden doğan ilişkilerin bütünü.
  • Eğitimin politik işlevleri: Var olan politik sistemi korumak ve politik önder yetiştirmek.

🌐 Tüm bölümler düzen içinde: https://ttinstituteacademy.com/tr/courses/egitim-bilimleri-101/
🔔 Yeni bölümleri kaçırmamak için abone olun: https://youtube.com/@ttinstituteacademy?sub_confirmation=1

Yararlanılan kaynaklar:
Deveci, H. (2008). Eğitimin sosyal temelleri. M. Gültekin (Ed.), Eğitim Bilimine Giriş (2. Ünite) içinde. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayınları.

📚 Akademik Kullanım Notu: Bu içerik, yayımlanmış bir ders kaynağından yararlanılarak hazırlanmış destekleyici bir öğrenme materyalidir; ders kitaplarının, ders notlarının ve öğretim üyenizin anlatımının yerine geçmez. Sınav ve değerlendirmelerde esas alınacak kaynak, dersinizin resmî öğretim programı ile öğretim üyeniz tarafından önerilen kaynaklardır. Anlatımdaki sadeleştirme ve yorumlar öğretici amaçlıdır; olası hata, eksiklik veya güncelliğini yitirmiş bilgilerden doğabilecek sonuçlardan TT Institute Academy sorumlu tutulamaz.

© TT Institute Academy – Tüm hakları saklıdır.